Ateş Kuşu Masalı

Bu içerik, amatör çalışmaları desteklemek amacıyla yayınlanmaktadır, Siz de yazılarınızı Masal Ekle bölümünden bizimle paylaşabilirsiniz.

Bir varmış bir yokmuş. Ben dedemin beşiğini sallarken, develer atlara binip geziye çıkarken... Yedi derya adasının güzel mi güzel bir kuşu varmış. Bu ateş kuşu ateş tanrısının kuşuymuş. Bülbülün güle ve tanrıların birbirlerine mektuplarını götürürmüş. her gittiği yerde sevdiğini anlatırmış... Bu ateş kuşu bir gün yine Mevsim ananın mektubunu İlkbahar'a götürürken yolu Kaf dağına düşmüş. Orada asırlar önceki sevdiği Aşık'ı görmüş... rüzgar tanrısının onların aşkını kıskanıp Aşık'ı bir heykele, kendisini de ateş kuşuna çevirdiği aklına geldikçe rüzgarı daha hızlı yırtıp, gideceği yere daha hızlı ulaşırmış... Yine bir gün... Ateş kuşu çok dertliydi. Derdini dağlara, buluta, yıldızlara hep anlatırdı. Birde arkadaşı Jüpiter vardır tabi. Her ay bir kez onun yanına muhakkak giderdi. bana

Sponsorlu Bağlantılar

dostunu söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim. derler ya... işte bu harflerin örgüsünden oluşan güzelim kelimelerin de dediği gibi Jüpiter'de dertlidir... Rüzgar tanrısının en büyük düşmanlarından biridir... Bütün tanrılar ondan (rüzgar tanrısından) nefret ederler. Çünkü rüzgar tanrısı bütün sevenleri çok kötü cezalandırıp ayırmıştır. Yeniden huzur ve mutluluk isteyen bütün tanrılar birleşirler, Ateş kuşunu ve sevdiği Aşık'ı eski haline getirirler. daha sonra güçlerini birleştirip sevgiyle arttırarak Rüzgar tanrısını sonsuza kadar yok ederler...Böylece yedi derya adası da korktuğu rüzgar tanrısından kurtulmuş olur. İnsanlar, hayvanlar, bitkiler, bulut ve yıldızlar, tanrılar... sonsuza dek onsuz hayatı kutlayıp mutlu bir yaşam sürerler... onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerametine...