En Büyükleri Yapmıştır Hikâyesi-Öyküsü

En Büyükleri Yapmıştır

Hazreti İbrahim aleyhisselâm kavmine bir peygamber olarak gönderildiğinde, onların puta tapıcı dinî telakkilerine karşı çıkmış ve önlerinde eğildikleri putların işe yaramaz birer taş, metal ve ağaç yığını olduklarını anlatmıştı. Onlar ise buna itiraz edip durmuşlardı. Bunun üzerine İbrahim aleyhisselâm, kavminin zihnini ve vicdanını harekete geçirmek ve onları uyandırmak yoluna başvurmuştu. Ve günün birinde şehir halkı mesireye çıkmışken, tapınaktaki bütün putları kırıp, baltayı da en büyüklerinin boynuna asmış; onlar dönüp, bu durumu görünce de şaşırıp kalmışlardı. Şimdi hâdisenin gerisini Kur’ân-ı Kerim’den tâkip edelim:

Mesireden dönen halk;

— Bunu ilahlarımıza kim yaptı? Muhakkak o zalimlerden biridir, dediler. (Bir kısmı da)
"Bunları diline dolayan bir genç duyduk; kendisine İbrahim denilirmiş" dediler. "O halde, dediler, onu hemen insanların gözü önüne getirin. Belki şâhitlik ederler."

Sonra da sordular:

— Bunu ilahlarımıza sen mi yaptın ey İbrahim? İbrahim aleyhisselâm cevap verdi:

— Belki de bu işi, şu büyükleri yapmıştır. Hadi onlara sorun; eğer konuşuyorlarsa!.. Bunun üzerine kendi nefislerine (vicdanlarına) döndüler (yani kendi kendilerine),

— Doğrusu siz, hakikaten zalimlerin ta kendilerisiniz! dediler. Sonra tekrar (eski) kafalarına döndüler (ve Hz. İbrahim'e),

— Sen bunların konuşmadığını pekâlâ biliyorsun, dediler. İbrahim aleyhisselâm da,

— Öyleyse, dedi, Allah'ı bırakıp da, hiçbir şekilde size ne fayda ne de zarar verebilen bir şeye hâlâ tapacak mısınız? Size de, Allah'ı bırakıp da tapmakta

Sponsorlu Bağlantılar

olduğunuz şeylere de yuh olsun! Siz hâlâ akıllanmayacak mısınız?
Aralarından bir kısmı,

— Eğer bir iş yapacaksanız, yakın onu da ilahlarınıza yardım edin! dediler. (Hz. İbrahim'in kavmi bu teklifi kabul ederek, onu yakmak için büyük bir ateş hazırladı!.. Ve eli-kolu bağlı olarak ateşe attılar! İbrahim aleyhisselâm ise, "Bana Allah'ın sahip çıkması yeter; o, ne güzel bir sahip" diyerek Allah'a sığınıyordu.)

"Biz, Ey ateş! İbrahim için serin ve selâmet ol! dedik." Yani Cenâb-ı Hak, ateşten sıcaklık ve yakıcılık tabiatını gideriverdi.

Ayet-i kerimede geçen “Bunun üzerine kendi nefslerine döndüler” ifadesindeki nefs, vicdan demektir. Zira bu doğrudan bildiğimiz hevâ ve hevesi ifade eden nefs değil; doğru ve yanlışı, hakkı ve bâtılı, adâlet ve zulmü birbirinden ayıran temel insani ölçü olan vicdanı ifade eder. Nitekim bu hâdisede Hz. İbrahim’in kavmi, bir an için bir taş yığını olan bir putun eline baltayı alıp diğer putları kıramayacağını anlamış, hakikatin ta kendisiyle karşı karşıya gelmişti. Ne var ki, o bir anlık derin düşünce, akletme ve gerçeği kabul etmenin tesirinden kurtulup, tekrar eski kafalarına dönmüşler; üstelik de putların dile gelip konuşmayacaklarını itiraf etmek zorunda kaldıktan sonra.

Bu durumda Hz. İbrahim gayet haklı olarak "Yuh size ve Allah'tan başka taptıklarınıza!" demekte, hemen ardından da, "Siz hâlâ akıllanmayacak mısınız?" diye sormaktadır...

Evet soru bu: Siz hâlâ akıllanmayacak mısınız?

Cenâb-ı Hakk’tan dileğimiz; verdiği akıl nimetini, kendi yolunda, rızasına muvâfık şekilde kullanmayı nasip eylesin. Âmîn...