Fil Ailesi Okuma Masalı

Fil Ailesi

Bam bam do

bam bam

Bam bam do

bam bam

 

Uzak ülkelerin birinde büyük bir fil ormanı varmış. Bu orman bolca ağaç ve bataklıklardan oluşuyormuş. Ormanın hemen dışında bir kulübe varmış. Bu kulübede bir oduncu yaşarmış. Bu oduncunun Kayra adında küçük bir oğlu varmış. Bu çocuk afacan mı afacanmış.

Günlerden birgün Kayra babasının peşinden ormana gitmiş. Kayra,

- ”Nerede şu filler acaba, bir tane bile görmedim. Şurada biraz dinleneyim bari çok yoruldum” demiş ve büyük yapraklı kocaman bir ağacın kenarına oturmuş. O sırada uzaktan sesler gelmeye başlamış. Biraz geçtikten sonra karşısında küçük bir fil görmüş. Fil yürürken sürekli hortumuna basıyor ve düşüyormuş. Bu durum Kayra’nın çok hoşuna gitmiş ve gülmeye başlamış.

- Haaahh haaah!

Fil, hortumunu kenara çekip ayaklarını düzeltmiş ve şöyle bir kulaklarını silkeledikten sonra

– “Kim var orda?” demiş kızgın bir sesle.

Kayra korkmuş. Eyvah şimdi ne yapacağım ben demiş içinden. Tekrar

- ”Kim var dedim?”demiş fil.

Kayra çaresiz “ben varım” diye yaprakların arasından başını uzatmış. Küçük fil,

– Ne oldu? Neden gülüyorsun? diye sormuş kızarak. Kayra,

– Şeyy, demiş. Hortumuna basıp düşüyorsun ya. Oyun oynuyorsun sandım. Fil,

– Hayır, oyun oynamıyorum, demiş kızarak. Kayra,

– Ne yapıyorsun peki? diye sormuş. Fil,

– Hortumumla beraber yürümeye çalışıyorum, demiş. Kayra,

– Hortumunu kullanmayı bilmiyor musun yoksa? diye sormuş. Fil,

–”Hayır, henüz değil” demiş.

Kayra fili sevmiş. Çünkü doğru sözlü ve sevimli bir filmiş bu. Kayra,

- İstersen sana yardım edebilirim. Ne dersin? diye sormuş. Fil,

– Tamam, teklifini kabul ediyorum. Şöyle bakalım senin adın ne? demiş.

– Benim adım Kayra, senin adın ne?

– Benim adım da Bibo. Kayra,

– Hadi şimdi beraber yürüyelim. Sen önce sağ ayağını kaldır, o sırada sallanan burnuna yani hortumuna bak. Çok savrulmamasına ve kaldırdığın ayağına dolanmamasına dikkat et, demiş. Bibo,

– ”Tamam, dur!” derken ‘Paaattt!’ diye yere düşmüş.

– Önemli değil. Yine deneyelim. Önce burnunu düşün. Sonra arka ayağını kaldır. Çok güzel, işte böyle. Diğer ayaklarında da bunu deneyelim. Önce burnunun ve ayaklarının yerinin farkında olman lazım sanırım. Ama biraz çalışırsak yaparsın Bibo, demiş Kayra.

Uzunca bir zaman yürümüşler. Düşe kalka yılmadan çalışmış Bibo.

– Olmuyor, olmuyor işte, demiş sonunda. Kayra,

– Ben başaracağına inanıyorum, yalnız artık gitmeliyim. Hava kararacak birazdan, yarın yine gelirim, demiş ve koşarak evin yolunu tutmuş.

 

Ertesi gün Kayra yine Bibo’yla çalışmış. Ve sonunda başarmış Bibo, artık hortumunu kontrol edebiliyor düşmeden yürüyebiliyormuş. Yalnız hava çoktan kararmış. Kayra,

- Eyvah! Ben şimdi nasıl eve gideceğim? Her taraf karanlık oldu. Yolu bulamam, demiş. Bibo,

– Şimdi yardım etme sırası bende. Bin sırtıma, seni evine götüreyim, demiş. Kayra,

– Bineyim de ya düşersek, demiş. Bibo,

– Ben seni korurum. Hadi korkma bin demiş.

Kayra en yakındaki ağaca tırmanıp Bibo’nun sırtına binmiş. Etraftan garip sesler gelmeye başlamış. Kayra,

– Ne yapacağız şimdi? Bibo,

– Fil ailesi geliyor ama merak etme, bize birşey yapmazlar. İçlerinde annem de olabilir, demiş.

Derken Fil ailesi gelmiş. Bibo’nun üstünde

Sponsorlu Bağlantılar

Kayra’yı görmüş ve hepsi birden hortumuyla beraber ön ayaklarını kaldırmış. Bibo da Kayra sırtında yürümeye devam etmiş. O sırada Bibo’nun annesi,

– Bibo, sen hortumunu kullanmayı öğrenmişsin. Düşmeden yürüyorsun. Bu nasıl oldu? diye sormuş şaşırarak. Bibo,

– Anne, fil ailesine, kızmamalarını beni dinlemelerini söyler misin? Evet hortumumu kullanmayı öğrendim. Bunu bana arkadaşım Kayra öğretti, o iyi biri, demiş. Ve iki gündür çalıştıklarını onun sayesinde başarılı olduğunu fil ailesine anlatmış.

Fil ailesi bu duruma çok şaşırmış.

O daha çocuk, nasıl bir file düşmeden yürümeyi öğretebilir ki diye düşünmüş.

– “Biz yavrularımıza 6 ayda öğretiyoruz bunu. Sen nasıl bir-iki günde öğretmeyi başardın?” demişler. Kayra,

– Yardım etmeyi çok istedim galiba, demiş. masalsitesi.com

Kayra artık eve gitmek istediğini söylemiş ve Bibo da “tamam gidelim” demiş. Fil ailesi,

-Durun! Biz de sizinle geliyoruz, demişler.

 

Bam bam do

bam bam

bam bam do

bam bam

 

Ve eve doğru yürümeye başlamışlar. Tam o sırada bir hışırtı duyulmuş ve büyük fil Tobi kanlar içinde yere düşmüş. O da ne, fil ailesi tozu dumana katarak koşmaya başlamış. Bibo,

– Eyvah, fildişi avcıları, demiş, korkarak. Kayra,

– “Ne yapacağız şimdi? Kaçalım!” demiş.

Oradan uzaklaştıktan sonra fil ailesi, Kayra ve Bibo hemen bir yere saklanmışlar. Herkes Tobi’nin kanlar içinde yere düşmesine çok üzülmüş. Kayra,

– Avcılar sizi sadece dişleriniz için mi öldürmek istiyor? Olmaz öyle şey! Buna izin veremem. Bir fikrim var, bu konuda babamdan yardım isteyebiliriz. O bir oduncudur. Bu ormanı iyi bilir. Sizi korur, demiş.

Kayra Bibo ile beraber eve gidip babasına olan biteni anlatmış. Babası da,

– Fil ailesine yardım etmek isterim. Fakat ne yapabiliriz acaba? Himmm bir düşünelim, tamam buldum, yarın sabah erkenden ormana gideceğiz, demiş.

Sabah olmuş. Bibo, Kayra ve babası yola çıkmışlar. Oduncu,

– Kayra ve Bibo, fil ailesine söyleyin bize bolca yaprak toplasınlar ben de odun toplayacağım. Fil ailesi, siz de bana yardım edin. Ödunları tam şu bataklığın yanına taşımamız lazım, demiş.

Önce bataklığın üstünü yapraklarla örtmüş sonra da bataklık bitimine odunları yığmışlar. Ve odunların arkasında beklemeye başlamışlar. Akşam olmuş. Avcılar parmak ucunda yürüyüp bataklığa doğru gelmişler. Ve avcılar,

-”Ahhh, uhhhh, bu da neee? Bataklığa düştük, bizi kurtarıııınnn!” diye bağırmaya başlamışlar.

Fil ailesi, Kayra ve babası,

“Başardııııkkkk, onları yakaladııııkkk!” diye sevinmişler.

Fil ailesi ve Bibo, Kayra ve babasına,

– Bize yardım ettiğiniz için çok teşekkür ederiz, demişler. Oduncu,

– Hiç kimse zevki için bir canlıyı öldüremez. Onu, evine gelip rahatsız edemez. Bunu yapan olursa kötü niyetlidir. Kötü niyetli kişiler de elbet cezasını bulur, şimdi olduğu gibi demiş.

Bibo, Kayra’yı ve babasını tanıdığı için çok mutlu olmuş. Fil ailesi de tabi. Kayra ve babası,

– Hoşçakal Bibo, hoşçakalın fil ailesi, görüşmek üzere, demişler.

Bibo da Kayra’yı hortumuyla sırtına çıkartmış ve

-Hazır mısın? Seni şimdi kaydırarak aşağıya indireceğim, demiş.

Hoooooooooppppp…!

 

…ve gökten üç elma düşmüş:

Biri Kayra’ya, biri Bibo’ya, biri de siz masal dostlarının başına…