Kar Evinin Prensi Ve Elmaslı Balık Masalı

Bir zamanlar çok yakışıklı bir prens varmış, ülkenin bütün genç kızları ona âşıkmış. Ama biri hepsinden daha çok âşıkmış. Uzun boylu, sarı saçlı, sarı sakallı, kahverengiden sarıya bakan kaşların altında masmavi gözleri varmış ama çok meşgul bu genç bütün genç kızlar ona mektup yazar ama hiç birini okumazmış okusa da hiç bunları önemsemiyormuş ve hiç birine karşılık vermiyormuş. O aynı zamanda bir iyilik meleğiymiş, prense aşık olan İzzy ne yapsam ne etsem diye düşünüp durmuş bir yolunu bulup onun görmek istemiş bir çok mektup yazmış hatta bazen öfkelenmiş mektuplarında ve bazen de onu güldürebilmek için komik şeyler denemiş. Prens hiç gülmüyormuş zaman ilerlerken İzzy onu görebilmek için saraya girmeye karar vermiş İzzy beklemekten hasta olmuş, sarayın kahyası bir türlü haber göndermiyormuş, en sonunda kız saraya adımını atmış, önce sarayda yemek yapmaya başlamış, prens ne bir başkasıyla evleniyor ne de İzzy’yi fark ediyormuş.

Kar Evinin Prensi Ve Elmaslı Balık
Bir gün prens, sarayından çıkıp güney kutbuna karlar ülkesine gidip bir elmas almak istemiş, prens içten içe ona âşık olmuş, az gitmiş uz gitmiş o bahsedilen köyde olmuş. Köyde herkes oynuyor çocuklar şarkı söylüyor hoplayıp zıplıyorlarmış prens onun geleceğini bildiklerinden haberi yokmuş onları öyle sevinçli görünce

Sponsorlu Bağlantılar

çok mutlu olmuş. Prens köyün bilgin kişilerinin yanına gitmiş, elmaslı gölü sormuş elmaslı göl bu dağın karşısında ama oraya gidemezsin orası karların ardında demişler.

-“Neden diye sormuş” çünkü ala geyiğin yok, prens buna bir kahkaha atmış, bilgin ve ala geyikli bir araba vermişler prense, elması almak için yardıma ihtiyacın olacak kayaların önündeki kapı sana 2 soru soracak eğer bu sorulara doğru cevap verirsen oradan ayrılabileceksin prens geyikleri alıp yola çıkmış akşamleyin elmaslı gölü bulmuş. Öyle güzelmiş ki bu göl balıklar yüzerken aralarından elmaslar ışıldıyor gece yıldızlar gibi karanlık kayaları aydınlatıyor adeta bir şölen, tatlı prens onu izlemekten gözlerini alamamış. İçlerinde yeşil var sarı var mavi var pembe var pırıl pırıl elmas taşlar işte o anda kaya sesleniyor eğer yeşili alırsan sevdiğinin gözleri yeşil eğer maviyi alırsan sevdiğinin gözleri mavi ama prens buna cevap veremiyor çünkü prensesi İzzy’nin yalnızca sarayın kapısından çıkarken saçını görebilmiş ve prens ben onun sırtından dökülen saçlarına aşık oldum diye cevap vermiş...

Kayaların içinde kaya gibi bir şey çıkmış insan görünümünde demiş ki peki prens elması al git prens eve döndüğünde kızı görmüş ve diz çökmüş ve elması uzatmış ve beni hükümdarın olarak karım olmaya ikna ettin. Gözlerinin rengini değiştirebilen bu ela gözlü prenses o gün yeşil bakmış bir daha hiç ayrılmamışlar.