Masal Tekerlemeleri Konulu Yazı

Masal Tekerlemeleri

MASAL TEKERLEMELERİ

  Masallarda kullanılan masal tekerlemesi masalın başında, ortasındaki uygun yerlerde ve sonunda söylenen, yerine göre uzunca, kimi kez birkaç kelime, kalıplaşmış birtakım sözlere verilen addır. Masal tekerlemeleri, bir uyarma edasıyla masalın gerçek değil de eğlendirmek ve ibret dersi vermek için uydurulmuş şeyler olduğunu, olayların çok eskiden geçtiğini belirtmek isterler. Örneğin "Evvel zaman içinde ...", "Bir varmış bir yokmuş..." diye başlayanlar bunlara örnektir. Masalın sonunda söylenenlerin en kısaları, bütün maceraların herkesin gönlünden geçtiğince mutlu bir sona erdiğini anlatmak ve herkese aynı mutluluğu dilemek isterler, "Onlar ermiş muradına..." örneğinde olduğu gibi. Bazen de baştaki tekerlemeler gibi, anlatılan şeylerin uydurma olduğuna tekrar dikkati çekmek isteyen "Ben de yanlarından geliyorum...", "Gökten üç elma düşmüş..." tipindekiler ile masala son verilir. Masalın ortasındaki görevleri ise anlatımı hızlandırmak, uzun zaman aralıklarını ve uzak mesafeleri kapamaktır. "Masallarda zaman çabuk geçermiş...", "Sözü uzatmayalım...", "Derelerden sel gibi, tepelerden yel gibi..." ve benzeri tekerlemelerde bu düşünce gizlidir. Bazılarında şakaya dönüşen anlatım gene masalın gerçek dışı niteliğini belirtme kaygısını güder, "Az gitmiş uz gitmiş, dere tepe düz gitmiş. Bir de arkasına bakmış ki, bir arpa boyu yol gitmiş..." örneğinde olduğu gibi.

Örnek Tekerlemeler:

1- Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, melekler kanat çırparken geniş bir alan içinde, ben çok çok küçükmüşüm. Azığımız azmış, anam kızmış. Dedem eşikte, ninem beşikteymiş. Anam dedem ağlar dedemi sallarmış, ninem ağlar ninemi sallarmış. Bu sırada bir ses gelirdi tavandan, ben tavana çıkardım. Orada bulurdum bir sandık. Açardım sandığı, içinde kırk anahtar. Alırdım elime birini sarıdır diye, bir kapıya varırdım yalıdır diye, açardım kapıyı aradığım yer buradır diye, bir hasır çıkardı karşıma, basardım üstüne halıdır diye, halı uçmaya başlamaz mı... Uçardım uçardım, bulut oluklardan su içerdim, ilden ile göçerdim, lale sümbül biçerdim. Sulu yerde kavun karpuz,

Sponsorlu Bağlantılar

susuz yerde peynir ekmek yerdim. Yerdim ama dedem bir ağlardı, bir ağlardı, şaşardım, çağırırdım Arap bacıyı, başlardı dedeme bir masal anlatmaya, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, develer tellalken eski hamam içinde, hamamcının tası yokmuş, külhancının baltası yokmuş, yalanların, uyduranların da arkası çokmuş. Eski zamanların içinde bir padişahla üç oğlu yaşarmış büyük bir ülkenin birinde...

2- Bir varmış bir yokmuş, Allah'ın akıllı ve deli kulları çokmuş ama bizlerden delisi hiç yokmuş. O zamanlar bir şey için çok demesi iyi değilmiş. Azdan çoktan, kavga çıkarmış yoktan, bir giysi yaptırırlarmış çerden çöpten, ilikleri karpuz çekirdeğinden, düğmeleri yemişten. Deve tellalken, sinek berberken, at ekmekçi, pire dülgerken, anam eşikte babam beşikteyken, ben anam ağlar anamı sallar, babam ağlar babamı sallarken, babam düşüvermesin mi beşikten. Ben atladım eşikten. Kaçtım tutulamadım, beni aldı bir yıldız, sakladı yücelere, indim aşağı bir sepetle. Baktım bir yabancı kapımızı çalıyor, vardım yanına, sordum, dedi bana: "Neredesin be adam?" "Ben adam mıyım, a dayı?" derken, adam çıkardı ağzındaki baklayı, atlattı bana taklayı. Dedim masal masal maniki, yıldız saydım on iki, on ikinin yarısı, komşunun on kovan arısı. Arılar vızladı gitti, yüreğim sızladı gitti, bu tekerleme de burada bitti. Bir varmış bir yokmuş, evrenin çok çok ülkelerinin birinde, bir damın altındaki küçük bir odada kendi yaşlı mı yaşlı, bağırcığı taşlı mı taşlı bir ninecik yaşarmış..."

3- ...Arap kızı varmış kırk katıra, onlar ermiş muratlarına, biz çıkalım kerevetine, güller döşeyelim onların ölümsüz isteklerine, binelim ak göğüslü ak yeleli atlarına, varalım  ülkelerine. Ben dün onların yanına vardım, beni çok iyi konukladılar, elime üç nar verdiler. Narların biri benim, biri bu masalı okuyanın, biri de tüm dinleyenlerin olsun.”

Daha Fazla Tekerleme İçin tekerlemelerimiz.com Sitesini ziyaret edin...