Neşe Doktoru Okuma Masalı

Neşe Doktoru

Şehrin birinde akıllı, çalışkan bir Bey varmış. Bu Bey ileri görüşlü, yenilikler yapmayı seven biriymiş. Her sabah kalktığında bugün, dünden farklı, iyi bir şey yapabilir miyim diye düşünürmüş. Yardımcılarına danışırmış, bazen de sokağa çıkar halka sorarmış. Beğendiği bir fikir olduğunda hemen uygulamaya koyarmış. Sonra bir süre kimseden uygulanabilir yeni fikirler gelmemiş. Bey’in canı çok sıkılmış bu duruma.
 
Hemen bir ilan yaptırmış:
 
“İnsanlığın iyiliği için işe yarayacak yeni bir fikir arıyorum. Değişik fikri olanlar saraya gelip söylesin. Beğenilmeyen fikirler bir altınla, beğenilen fikirler on altınla ödüllendirilecektir.”
 
Bey, zayıf fikirlere de ödül koymuş ki yeter ki halk kafasını çalıştırıp düşünsün. Düşüncelerini söyleme cesareti göstersin. “Benim fikrimi ne yapacaklar?” şeklinde düşünüp tembellik etmesinler diye öyle yapmış.
 
İlan daha yapılır yapılmaz halk doluşmuş saraya... Ne fikirler gelmiş, ne fikirler… Bey yardımcılarıyla birlikte hepsini tek tek dinlemiş. Kimini dinlerken gülmemek için kendilerini zor tutmuşlar. Kimini ise şaşkınlıktan ağızları açık bir şekilde dinlemişler. İşe yarar bazı fikirler de gelmiş bu arada. Güler yüzlü bir gencin söyledikleri Bey’e ilginç gelmiş.
 
Genç demiş ki:
 
-Bey Bey , ben her hastanede birkaç tane neşe doktoru olması gerektiğini düşünüyorum.
 
Bey:
 
-Neşe doktoru mu? diye hayretle sormuş.
 
Genç:
 
-Evet, demiş. Özellikle hasta çocuklar için. Geçen kış kardeşim hastalanmıştı. Bir süre hastane de onun yanında ben kaldım. Orada hasta çocukların bazılarının mutsuz olduklarını gördüm. Bazıları da hastanede çok sıkılıyorlardı. Ben onlara masallar anlattım, oyunlar oynattım. Onlara sürpriz şakalar hazırladım, çok eğlendiler. Benim adımı neşe doktoru koydular. Çok güzel zaman geçirdik.
 
Bey:
 
-Çocukları sevindirmek güzel olur, demiş.
 
Bu fikir Bey’in kafasına yatmış. Genci on altınla ödüllendirmiş ve onu neşe doktoru olarak işe almış. Çocukları seven, masallar ve oyunlar bilen başka kişileri de neşe doktoru olarak görevlendirmiş. Her hastaneye birkaç tane neşe doktoru göndermiş.
 
Neşe doktorları, hasta çocuklar tarafından çok sevilmiş. Bey’e teşekkür üstüne teşekkür gelmiş. Çocuklar mutlu olunca daha çabuk iyileşmişler. Bey bir gün palyaço gibi giyinmiş, başına bir şapka takmış. Sırtına da üstü rengarenk iplerle süslü, kocaman, içi dolu bir çuval almış. Çuvalın içinde oyuncaktan tutun da defter

Sponsorlu Bağlantılar

ve kaleme kadar her şey varmış. Bey bir hastaneye gitmiş, doktorlara durumu anlatmış. Çocukların olduğu kata çıkmış. Onu o kıyafetler içinde kimse tanımamış.
 
Sırtında çuvalla odaya girince bütün çocuklar şaşırmışlar.
 
Çocuklardan biri:
 
-Sen de kimsin? diye sormuş.
 
Bey:
 
-Ben neşe doktoruyum, demiş.
 
Çocuklar gülüşmüşler, daha önce gelen neşe doktoruyla çok eğlenmişler. Çocuklardan en büyüğü:
 
-Hadi o zaman önce bize bir şaka yap, demiş.
 
Bey:
 
-Ben bu şehrin yöneticisiyim, demiş.
 
Çocuklar çok gülmüşler bu söze. Odada ki en büyük çocuk:
 
-İyi şakaydı. Şehrin valisi de duysa gülerdi, demiş.
 
Çocuklar ondan masal anlatmasını istemişler. Bey onlara masal anlatmış. Sonra hediyeleri dağıtmış. Daha sonra da birlikte oyunlar oynamışlar. Mutlu bir akşam geçirmişler. Bey oradan ayrılırken çocuklar:
 
-Yarın yine gel . neşe doktoru, demişler.
 
Bey düşünmüş taşınmış onlara iyi bir teklif sunmuş.
 
-Ben tekrar gelemem ama içinizden birini yarınki neşe doktoru olarak seçeyim. O da yarına kadar hazırlansın. Yeni masallar, fıkralar öğrensin. Güldürücü tatlı şakalar hazırlasın.
 
-Tamam, demiş çocuklar.
 
Bey içlerinden birini seçmiş.
 
-Yarın ki neşe doktoru sensin, demiş.
 
Çocuk:
 
-Tamam yaparım,” demiş. “Ben masal da biliyorum, değişik oyunlar da biliyorum. Onları oynatırım.
 
Bey:
 
-Sonra kura çekin ve her akşam biriniz neşe doktoru olun, demiş.
 
Zayıf, ufak tefek bir çocuk,
 
-Ben yapamam, demiş.
 
Bey:
 
-Yaparsın, demiş. Ben her çocuğun içinde bir neşe doktoru olduğuna inanıyorum. Onu mutlaka ortaya çıkarmalısınız. Hayata gülümseyerek bakarsanız, çabuk iyileşirsiniz. Siz içinizdeki neşe doktorunu ortaya çıkarın ki sizi tedavi eden doktorların da işi kolaylaşsın. Onlar hastalıklarınızı tedavi ederken neşe doktorunuz da üzüntülerinizi tedavi etsin.
 
-Tamam, demiş çocuklar.
 
O günden sonra her akşam bir çocuk neşe doktoru olmuş. Hem kendi eğlenmiş, hem . de diğer çocukları eğlendirmiş. Zaten en büyük mutluluk da başkalarıyla paylaşılan mutlulukmuş.
 
Gökten üç elma düşmüş. Üç kişinin kafası yarılmış. O günden sonra gökte elma gören çocuklar kaçışmışlar. Şaka şaka...
 
Gökten sadece üç karpuz düşmüş...