Pamuk Masalı

Pamuk

Karlı ve soğuk bir gündü. Yerler bembeyazdı. Tipi, insanın suratına hızlı hızlı vuruyor, adeta acıtıyordu. Tuna, babannesiyle birlikte evdeydi. Küçük Tuna”nın annesi yıllar önce, Tuna dünyaya “ merhaba” dediği anda, hayata veda etmişti. Babası ise çalışmaya yurt dışına gitmişti. Her yaz Tuna”nın yanına gelir kalırdı. Birlikte hoşça vakit geçirirlerdi. Bu yüzden Tuna babannesi ile birlikte kalıyordu.
Babannesi koltuğunda oturmuş örgü örerken, Tuna da bir kenarda arabaları ile oynuyordu. Bir an pencerenin önüne doğru koştu ve dışarıya baktı.
- Babanne her taraf bembeyaz. Kardan adam yapmak istiyorum.
- Üşütüp hasta olmayasın sakın.
- Sıkıca giyinirim babanne. Ama bana havuç, kömür, bir de süpürge lazım.
Babannesi gülerek ayağa kalktı.
- Tamam. Ama bu kardan adamın şapkası ve atkısı da olması gerek. Gel bakalım benimle. Sana malzemeleri vereyim.
Tuna, sevinç içinde zıplayarak babannesi ile gitti. Üstünü sıkıca giyinerek kapının önüne çıktı. Babannesi de eline örgüsünü alarak, pencerenin önündeki divana oturdu. Hem örgüsünü örecek, hem de torununu seyredecekti.
Küçük Tuna öyle mutluydu ki! Saatlerce kardan adamını yapmak için sevinçle uğraştı. Bitirdiğinde artık soğuktan yanakları al al olmuştu. Babannesine pencereden el sallayarak eve doğru koştu. Hemen üstünü değiştirdi ve sıcacık sobanın yanına kıvrılıverdi.
- Harika bir kardan adam yaptın oğlum!
- Çok güzel oldu babanne. Adını ne koyalım?
- Bilmem.

Sponsorlu Bağlantılar

Sen ne istersen onu koy.
- O zaman adı Pamuk olsun.
Babannesi gülümseyerek torununun başını okşadı. Tuna uzun bir süre pencereden kardan adamını seyretti.
Karanlık çöktüğünde babannesi ile birlikte akşam yemeklerini yediler ve televizyon seyrettiler. Yatmadan önce, pencereden bir kez daha baktı ve Pamuğa gülümsedi. Pijamalarını giyerek, dişlerini fırçaladı ve babannesine “ İyi geceler” dileyerek yatağına girdi.
Sabah olduğunda güneş, tüm gülümsemesi ile küçük Tuna”nın yatağını sarıp sarmalamıştı. Babannesi kahvaltıyı hazır etmiş, torununun kalkmasını bekliyordu.
Tuna uyanır uyanmaz içeri koşup pencereden dışarıya baktı. O da ne! Kardan adamı Pamuk bozulmuş, neredeyse tanınmayacak hale gelmişti! Ağlayarak babannesine sarıldı.
- Babanne Pamuk ne hale gelmiş. O benim arkadaşımdı.
- Yavrucuğum üzülme. Pamuk sadece erimiş. Bak bugün hava güneşli. Yavaş yavaş karlar eriyecek.
- Peki Pamuk ne olacak? Ben onu istiyorum.
- Sil bakayım gözyaşlarını. Pamuk senin her zaman arkadaşın. Ama o bir kardan adam. Ve sıcakta yaşayamaz. Fakat tekrar kar yağdığında eminim tekrar Pamukla buluşacaksın.
- Gerçekten mi? Onu tekrar görecek miyim?
- Tabiki yavrum. Hadi şimdi masaya otur da birlikte kahvaltı yapalım.
Tuna, gözyaşlarını silerek Pamuğa el salladı ve masaya oturdu. Babannesi gülümseyerek;
- Hadi bakalım, yumurtalarımızı tokuşturmaya var mısın? dedi.
Tuna sevinç içinde gülümsedi. Kahkahalarla birlikte babanne ve torun güzel bir kahvaltı yaptılar.

EBRU DİŞİAÇIK