Yalancılık Yarışı Okuma Masalı

Zamanında adamın biri hapis cezasına çarptırılmış. O sırada bir yarışma düzenlenmiş. Kim hiçbir yeri gerçeğe uymayan bir öykü anlatırsa, cezası affedilecekmiş. Adam düşünmüş taşınmış, yarışmaya katılmaya karar vermiş. Sırası gelince öyküsünü anlatmış:

"Evime gidiyordum. Yürüdüm, yürüdüm, dağ tepe aştım. Çok yorulmuştum. Bir horoz gördüm. Horozun sırtına bindim. Az gittim, uz gittim, dere tepe düz gittim. O kadar çok gitmişim ki, horozun sırtı yara olmuş. "Taze cevizi dövüp, sırtına sür." dediler. Cevizi sürdüm baktım ki, horozun sırtında bir ceviz ağacı oluştu. Ağacın birbirine değmeyen kırk dalı, her dalında da binlerce ceviz. Cevizleri toplamak için adam topladım. Cevizleri toplattım, üst dallarda birkaç ceviz kaldı. Onları düşürmek için bir topak toprak attım. Toprak orada kaldı, koca bir tarla oldu. Çıktım, tarlayı sürdüm, buğdayı ektim. Oradan geçen yolcular "Aaa, niçin buğday ektin? Nohut ekseydin daha çok ürün alırdın." dediler. Ben de buğdayları bir tane bile eksiltmeden geri topladım. Hatta karıncanın biri bir tane buğdayı almış evine götürüyordu, yakaladım. Ben çekerim, o çeker. Kan ter içinde o taneyi de karıncanın ağzından kurtardım. Hiçbir tane ziyan etmeden buğdayı çuvalına geri koydum. Nohut ektim bu sefer. Oradan geçen başka yolcular, "Aaaah, aaah! Nasıl nohut ekersin? Deli misin? Karpuz eksen daha çok kâr edersin." dediler. Bu kez nohudu hiçbir tane ziyan etmeden topladım. Tarlaya karpuz ektim. Gel

Sponsorlu Bağlantılar

zaman git zaman. tarlayı yoklamaya gittim. Tarla, karpuzla dolmuş. Karpuzların bir tanesini kucağıma alıp uyumuşum. Ben uykudayken karpuz büyümüş, beni itmiş; büyümüş, beni itmiş, kenara gelmişim. Bir yanım toprakta, bir yanım boşlukta sallanıyor. Toparlandım, kalktım. 'Allah Allah! Karpuz bu kadar büyür mü' deyip tadına bakmak üzere bıçağı çıkarıp karpuza vurdum. Bıçak, karpuzun içinde yok oldu. Yanımdaki orakla vurdum, orak yok oldu. Bu karpuzu incelemek üzere içine girmek istedim. Kafamı kesip yanıma koydum, karpuzun içine girdim. Bir de ne göreyim, koca bir çarşı! Kasaplar et kesiyor demirciler demir dövüyor, çiftçiler tarla sürüyor, caddeler insan kaynıyor. Biraz yürüdüm, kasap et doğruyor, "Elindeki bıçak, benim bıçağım!" diye seslendim: Kasap, "Tamam, işim bitsin vereceğim." dedi. Az öteye gittim. Bir tarlada çiftçi benim orağımla ekin biçiyor. "Bu benim orağım!" dedim. Çiftçi "Tamam, işim bitsin, vereceğim." dedi. Biraz daha yürüdüm, bir bahçede adam, kazmamla toprak kazıyor. "Bu benim kazmam!" dedim. "İşim bitsin vereceğim." dedi. masalsitesi.com

 

Karpuzdaki esrarı çözünce tekrar dışarı çıktım. O sırada çakalın biri kafamı çalmış, kaçıyor. Kafamı kurtarmak için çakalın peşinden koştum. Çakalı yakaladım, kafamı kurtarıp yerine koydum. Cevizin üstündeki tarladan gerçek yere indim." demiş.

Bu öyküsü üzerine mahkumu affetmişler.