Diş Fırçalamanın Önemi Masalı

Ahmet ile Mehmet aynı okuldan iki arkadaşlardı. Ahmet çok çalışkan Mehmet az tembeldi, sınıfta öğretmeni dinlemez yaramazlık yapar, dersine çalışmaz öğretmeninde her zaman azar işitirdi. Üstelik Mehmet dişlerini fırçalamaz ağzı çok pis kokar ve her zaman diş ağrısı çekerdi. Ahmet bunu anlatmak istese de çekinir onu kırmak üzmek istemezdi.

 

dışdırçalamaHer şeyin bir başlangıç noktası vardı onu bu çok iyi öğrenmiş ve dinlemiş gereken ne ise yapmış, öğretmeninin ve annesinin yemeklerden önce ve sonra dişlerinin yıkamasının sağlığı açısından çok önemli olduğunu söyledikleri anda, her gün yemeklerden önce ve sonra dişlerini fırçalayarak bir başlangıç yapmış ve sağlığına önem vermişti. İşte şimdide bunu yapmayan kulak ardına atan arkadaşı Mehmet’e anlatması ve unutmaması kulak ardına atmaması için bir yol arıyordu. Kendi hayatını güzelleştirerek sağlıklı olduğu gibi arkadaşının da sağlıklı olmasını istiyordu. Bugün okul çıkışında bunu ona yaşayarak göstermek istiyordu. Ona

 

- Mehmet bugün, yolumuzu değiştirelim, Ramazan amcaların sokağından eve gidelim, hem orası kestirmedir, ne dersin? Mehmet az düşündü.

 

- Tamam, bugünde oradan gidelim dedi. Beraberce yürümeye başladılar, az yürüdükten sonra dereden akan pis kokuların kokusunun hissedildiği sokaktan geçtiler, koku sokağı sarmış nefes alamıyorlardı. Burunlarını kapatarak yürüdüler. Mehmet kızgın bir sesle.

 

- Ahmet sen bizi bu kokuların arasında nefessiz kalmak, hasta olmamız için mi getirdin?

 

- Hayır, arkadaşım bir an aklımdan gitti, geçen gün bu pisliği ortadan kaldırmak için dere ıslah ediliyordu (Bu sözü babasından duymuştu, şimdi yerinede uydu diye düşünürken) yani üstü kapatılıyordu, demek ki daha çalışma bitmemiş. Derin bir oh çekti, durumu çok güzel idare etmişti. Az ileride Ramazan dayınlın bahçesine ektiği gül bahçesinin önünden geçtiler. Güllerin kokusu sokağın bu kısmını sarmış misler gibi kokuyordu. Mehmet

 

- Biraz önce sana kızmıştım arkadaşım, özür dilerim, bu çiçeklerin

Sponsorlu Bağlantılar

kokusu ne kadar güzel değil mi?

 

- Evet, arkadaşım, şey ben aslında seni bilerek bu sokakta, derenin kokusunun giderilmeden üstü kapatılmadan önce bilerek getirdim. Mehmet şaşırdı.

 

- Ama neden?

 

- Çünkü arkadaşım sen dişlerini fırçalamıyorsun düzenli değil mi? Mehmet mahcup bir şekilde başını öne eğdi.

 

- Şee… Şey unutuyorum!

 

- Bence unutma arkadaşım, biraz önce o kokular gibi ağzındaki kokular hem sana hem de etrafına ki insanlara zarar veriyor rahatsız ediyor, rahatsızlıktan vazgeçsekte senin sağlığını tehlikeli hale getiriyor. Bak ağzını yemeklerden önce ve sonra yıkamazsan bu deredeki pislikler gibi kokar, sağlığını tehlikeye düşürür, eğer fırçalarsan ağzın bu güller gibi mis kokar, herkes sana hayran bakar yanına yaklaşarak, sağlıklı yaşadığın için seni tebrik eder ve alkışlarlar. Mehmet şaşırdı, çünkü şimdiye kadar hiç alkış almamıştı okulda ve diğer arkadaşlarında sevgi dolu bir sözle övgü dahi almamıştı. Gözleri sevinç içinde parladı.

 

- Söz arkadaşım bugün, başlangıç yapacağım ve alkışlar alacağım, hatta seni geçeceğim, derslerimde çalışacağım, teşekkürler ederim arkadaşım.

 

- Bende sana derslerinde yardım ederim, eğer beni geçersen sana hani o çok sevdiğin misket bilyemden beş tane hediye edeceğim Mehmet sevinç içinde

 

- Yaşasın oleyyy, seni çok seviyorum arkadaşım Ahmet! Bak sonra geri almak yok tamam mı?

 

- Tamam, arkadaşım tamam. Sen yeter ki çalış dişlerini fırçala arkadaşım. Bende seni çok seviyorum arkadaşım Mehmet.

 

- O zaman hemen bugün hızlı bir başlangıç yapıyorum, seni geride bırakarak koşarak eve gidiyorum, çünkü önce dişlerimi yemekten önce ve sonra yıkayacağım, güller gibi kokacağım ve yarınki ödevimi yaparak,oyun oynamak için yanına geleceğim. Birbirlerine sarılarak güldüler. Ramazan amcadan izin alarak bahçeden iki gül koparak yakalarına takarak, Mehmet koşarak Ahmet ise yavaş adımlarla, arkadaşı Mehmet’in sevinçli koşmasına bakarak gülümseyerek evin yolunu hoplayarak zıplayarak, neşe içinde vardılar.

 

Mehmet Aluç

mehmetaluc@hotmail.com