Fil ile Tavşan Okuma Masalı
Bir varmış, bir yokmuş. Eveler develerle, develer evelerle haşır neşir olurmuş.
Tuttum deveyi, girdim ağzından burnundan. Dedim ki o yalan, bu yalan; hani ya masal anlatan?
Bir zamanlar ormanın birinde korkunç bir kuraklık başlamış. Yaz gelip geçtiği halde tek bir damla bile yağmur yağmamış. Susuzluk hayvanların canına tak edince bu duruma bir çare bulmak için toplanmışlar. Bütün hayvanlar hatta kuşlar bile gece gündüz çalışıyormuş. Ancak tavşan: “Ben daha çok küçüğüm.” diyerek çalışmak istemiyormuş. Tavşanın böyle nazlanması diğer bütün hayvanları çok kızdırmış.
Hayvanların emeği boşa çıkmamış. Kazdıkları kuyudan buz gibi bir su çıkınca herkes çok sevinmiş. Kana kana içip yıkanmışlar. Kuyunun kazılmasına yardım etmeyen tavşana ise su vermemişler. Kral aslan, tavşanın kuyuya yaklaşmasını önlemek için kuyunun başına bir nöbetçi görevlendirmiş.
Tavşan, yaptığı hatayı anlamış anlamasına ancak iş işten geçtiği için yapabilecek bir şeyi de yokmuş. Bir gece kuyuda nöbet tutma sırası file gelmiş. Tavşan, fili çok severmiş. Kimse görmeden bana biraz su verir düşüncesiyle
Sponsorlu Bağlantılar
Tavşan sadece su içebildiğine değil diğer hayvanlarla yeniden dost olduğuna da çok sevinmiş. Kendisini ormanın bir üyesi gibi görmek onu mutlu ediyormuş. Gökten üç elma düşmüş. Biri tavşana, diğeri sana, öbürü de anlatana.