Kahveci Güzeli Masalı

Geçmiş zamanlarda zengin bir ağa güzelliği dillere destan akıllı bir hanımı ve iki de oğlu varmış. Birgün ağanın eşinin babası bir kaza geçirmiş ölüm döşeğine düşmüş. Kadın bunu haber alınca kocasından izin istemiş ağanın da o sıralar başında bulunması gereken acil işleri varmış. Eşini babasının evine götüremeyeceğini söylemiş. Karı koca düşünmüşler ve şöyle karar vermişler. Kadını iki oğlu ve ağanın çok güvendiği arap kahyasıyla yollamak. Eşyalar hazırlanmış atlara yüklenmiş ve yola koyulmuşlar. Arap kahya sadık görünsede tam bir hainmiş meğer ağanın güzel karısında gözü varmış. Ama yol boyunca ağanın iyi tanındığı şehirlerden , köylerden geçtikleri için rahat durmuş kadına ve iki oğluna hizmet etmiş. Bir gölün kenarına gelmişler karşıda ağanın hanımının şehri varmış. Bir kayığa binmişler tam gölün ortasına gelince tenhadan cesaret bulan kahya kadına benimle geleceksin demiş. Kadın şaşırmış ve şiddetle karşı çıkmış kahya kadının direncini kırmak için çocuklardan birini tutup boğazına hançerini dayamış. Kadına ya benimle gel ya oğlunu öldürürüm. Kadın kabul etmeyince çocuğun boğazını kesip göle atmış. İkinci çocuğu yakalamış yine kadın kabul etmeyince çocuğun sonu katdeşininki gibi olmuş. Gölden kıyıya yanaşmışlar kahya kadının ellerini bağlamış zorla kaçırıyormuş mümkün olduğunca uzağa ve ağanın tanınmadığı memleketlere gidermiş. Kadın yolda tuvaletinin geldiğini söyleyip ipini çözmesini istemiş. Kahya ne yaptıysa kadın ondan uzak bir kuytuda ihtiyacını giderebileceğini söylemiş. Arap kahya mecburen kadına izin vermiş ama ellerini çözmemiş ve birde çok uzun bir ip bağlamış kadının beline. İpin bir ucu kahyanın elinde, kadın kuytuya gidince kahya ipi çekecek eğer kadın kaçarsa ip boşa düşüp geleceğinden kadın ipini çözüp kaçamayacaktı. İpin bir ucu kahyada bir ucu kadının belinde kadın uzaklaşıp bir yaban gülünün dibine gitmiş. Kadın önce ellerini sonra belindeki ipi çözmüş kahya aralıklı ipi çektikçe kadında geri çekiyormuş ki kahya kaçmadığını anlasın. Kadın ipi o ham gülün dalına bağlamış. Rüzgar estikçe ip çekiliyormuş kahyada kadını orda zannediyormuş. Kahya uzun zaman geçince seslenmesine cevap almayınca gidip ipin gül dalında bağlı olduğunu görüp durumu anlayana kadar kadın kaçıp çok uzaklara gitmiş bile. masalsitesi.com Kadın nereye gittiğini bilmeden yaşlı bir kahveciyle karşılaşmış. Yaşlı adama olan biteni anlatmış. Yaşlı adam hiç kimsesinin olmadığını isterse onunla kalabileceğini söylemiş.

Sponsorlu Bağlantılar

Kadın yaşlı adamla kahvede kalmış müşteriler rahatsız etmesin diye erkek kıyafetleri giyip kahve yapar müşterilerle ilgilenirmiş. Müşteriler kadın olduğunu anlamasalarda kahvecinin bu yeni çırağının çok güzel kahve yapmasını ve çokda güzel bir genç olduğundan buna " kahveci güzeli" lakabını takmışlar. Kahya ise kadını bulamayınca ağanın yanına dönmüş. Ağaya gölü geçerken fırtına çıktığını çocukların sandaldan göle düşüp öldüklerini kadınında bu durumu görünce çıldırıp göle atlayıp intihar ettiğini söylemiş.

 

Gel zaman git zaman kahveci güzelinin meşhur kahvesi dilden dile yayılır olmuş uzak vilayetlerden sırf kahveci güzelini görmek meşhur kahvesinden içmek için gelenler oluyormuş. Ağada birgün kahyasına falan diyarda meşhur bir kahveci varmış kahveleri çok güzel imiş gidelim hem onu görelim hem bir acı kahvesini içelim demiş.Çıkmışlar yola varmışlar kahveci güzelinin kahvehanesine oturmuşlar bir masaya. Kahveci güzeli ocak başında kahvelerini hazırlarken içeri giren hain kahyayı ve kocasını tanımış.Yaşlı kahveciye durumu söylemiş " baba var sen git ilgilen onlarla " demiş.Yaşlı adam gitmiş onlara kahvelerini götürmüş hizmet etmiş. Ağa kahveyi içince pek bir beğenmiş tadı çok tanıdık gelmiş.Yaşlı kahveciyi yanına çağırmış bu kahveyi kendisininmi yaptığını söylemiş. Yaşlı adam hayır çırağım yapıyor demiş. Ağa birer kahve daha söylemiş ama bu defa kahveleri kahveci güzelinin getirmesini istemiş. Yaşlı adam kadına ağanın sözlerini iletmiş. Kadın kahveleri güzelce hazırlayıp ağanın masasına götürmüş. Ağa eşini erkek kıyafetlerinden ve yüzündeki ocağın isin karasından tanımamış. Kadın konuşurken sesinide değiştiriyormuş. Ağa yinede lakabına layık şekilde kahveci güzelini yakışıklı bir genç sanmış ve ona çok ısınmış.Ağa kahveci sandığı karısına " delikanlı kimsin necisin gibilerinden sual etmiş. Kahveci güzeli dilerseniz size bir hikaye anlatayım demiş ve kahyanın yaptıklarını bir bir anlatmış. Kadın anlattıkça kahyanın rengi değişmiş ve dikkatle baktıkça kadını tanımış. Kadın en sonunda başındaki serpuşu çıkarıp gerçek sesiyle "işte ağam ben senin eşinim bu alçak hain kahyanında eşin ve iki oğluna ettikleri budur"demiş. Kahya kaçmaya çalışsada ağa onu yakalayıp bir çırpıda kellesini uçurmuş

 

Hikayemiz bu kadar değerli okuyucularımız. Bu hikayeyi 40 sene evvelinden rahmetli annemden dinlerdik. Hatırlayabildiğim kadarıyla anlatmaya çalıştım. Kusurum, yanlışım, eksiğim varsa affola.